Dijital Tiyatronun En Başarılı Örneklerinden “Kürk Mantolu Madonna” Vodafone Red’in Katkılarıyla Perde Dedi

Haberin Tarihi : 13 Ekim 2017   |   Son Yenileme : 18 Kasım 2017

Dünyada ilk kez sahnelenen "Kürk Mantolu Madonna", Vodafone Red'in katkılarıyla perde dedi. Sabahattin Ali'nin kült eseri, Türk edebiyat tarihinin en eskimeyen ve hâlâ en çok satan romanlarından biri olan "Kürk Mantolu Madonna"nın başrollerinde Tuba Ünsal, Menderes Samancılar, Alper Saldıran ve Sercan Badur yer alıyor. Engin Alkan tarafından tiyatroya uyarlanan ve yönetilen oyunun müzikleri ise Sezen Aksu imzasını taşıyor. 

Yansıtma, mapping, video art, ses-ışık oyunları gibi en yeni dijital sahneleme tekniklerinin kült ve klasik bir eserin sahnelenmesinde kullanıldığı "Kürk Mantolu Madonna", bu yönüyle dijital tiyatronun en başarılı örneklerinden birini sunuyor. 

Sabahattin Ali'nin kült eseri "Kürk Mantolu Madonna", dünyada ilk kez Vodafone Red'in katkılarıyla 12 Ekim'de özel bir prömiyerle perde dedi. İlk kez tiyatro sahnesine uyarlanan "Kürk Mantolu Madonna", 26 Ekim, 30 Ekim ve 31 Ekim tarihlerinde Zorlu PSM Drama Sahnesi'nde sahnelenmeye devam edecek. İstanbul'dan sonra diğer illeri gezecek olan oyun, hikâyenin bir bölümünün geçtiği Almanya'da da sahnelenecek. Sezon boyu gerçekleşecek gösterilerde Vodafone Red'lilere özel sürprizler de olacak.

Engin Alkan tarafından sahneye uyarlanan ve yönetilen oyunun yapımcılığını oyuncu Tuba Ünsal ile tiyatro dünyasındaki kaliteli prodüksiyonlarından tanıdığımız Nisan Ceren Göknel, "To Be House of Production" ismiyle üstleniyor. Maria Puder rolünde de Tuba Ünsal'ın göründüğü oyunda, Raif Bey'in gençliğini Alper Saldıran, olgun dönemini Menderes Samancılar canlandırırken, Sercan Badur "yazar"ın kendisini portreliyor. Müziklerini Sezen Aksu'nun yaptığı oyunun, sahne ve ışık tasarımını Cem Yılmazer üstlenirken, oyundaki Maria Puder otoportresinde ise önemli çağdaş ressamlardan Ahmet Güneştekin imzası yer alıyor.

"Kürk Mantolu Madonna"nın dekor yerleşimi fiziksel değil, en yeni dijital sahneleme teknikleri kullanılarak yapılıyor. Dekorun temel unsurları arasında platformlar, projeksiyon perdeleri ve oyun için özel olarak tasarlanan video art görüntüleri yer alırken; yansıtma, mapping ve ses-ışık oyunları gibi dijital ortamlardan da yararlanılıyor.

Engin Aksoy: "Sanatta dijitalleşmeyi destekliyoruz"

Türkiye'de sanattan spora her alanda dijitalleşmenin öncüsü olma hedefiyle faaliyet gösterdiklerini belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şunları söyledi:

"Vodafone olarak, kültür-sanata verdiğimiz destekle bir yandan sanat izleyicisinin dijital deneyimini artırırken, bir yandan da iletişim gücümüzü kullanarak ilgili sanat dalının farkındalığını ve izlenirliğini artırmayı hedefliyoruz. Dijital teknolojilerdeki inovatif gücümüzü seferber ederek, hem kültürel faaliyetlerin daha fazla kişiye ulaşmasına aracılık ediyor, hem de sanatın dijitalleşmesini destekliyoruz. Diğer yandan, kültür-sanat alanındaki destekleyici faaliyetlerimizle, Türkiye'nin bu alanda uluslararası platformlarda hayranlık ve saygınlık uyandıran bir konuma erişmesini, özellikle İstanbul'un tüm dünyada bir kültür-sanat başkenti olarak anılmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda, Türkiye'de dijital tiyatronun en başarılı örneklerinden 'Kürk Mantolu Madonna'nın seyirciyle buluşmasına destek vermekten mutluluk duyuyoruz. Yansıtma, mapping, video art, ses-ışık oyunları gibi en yeni dijital sahneleme tekniklerinin kült ve klasik bir eserin sahnelenmesinde kullanıldığı 'Kürk Mantolu Madonna', tüm dünyada tiyatroda dijitalleşmenin geldiği son noktayı göstermesi bakımından önem taşıyor." 

Tuba Ünsal: "Kürk Mantolu Madonna'yı herkes sahiplendi" 

Yapımcı kimliği ile duygularını paylaşan Tuba Ünsal ise oyunun sahnelenme sürecini şöyle anlattı:

"Böylesi bir dönemde, böyle kült bir romanı layığıyla sahnelemek büyük bir sorumluluktu. Sosyal ve bireysel olarak zor zamanlar yaşanıyor. Dünya standartlarını zorlayan, güçlü bir prodüksiyon olmak zorundaydı. Teklif götürdüğümüz sanat ve iş dünyasındaki herkesten büyük ilgi gördük. Dahası herkes eksiksiz aynı heyecanı hissedip, projeyi sahiplendi. Güzel ve iyi şeylere ihtiyacımız olduğuna bir kez daha ikna oldum. Oyunu sahneye uyarlama fikri aklıma ilk geldiğinde, içimde her şeyin güzel olacağına dair bir onay hissi duymuştum. Provalarla beraber devam eden tüm süreç bu duygunun sağlaması gibi oldu."

Bir platonik aşk hikâyesi

Sabahattin Ali'nin 1943 yılında yayımlanan "Kürk Mantolu Madonna" romanında Maria Puder ve Raif Efendi arasındaki aşk anlatılıyor. Romanda, 20'li yaşlarında babasının isteği üzerine gittiği Berlin'de, sanata olan ilgisi sayesinde bir sanat galerisini ziyaret eden Raif Efendi, galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini görüyor ve tablodaki kadına platonik olarak aşık oluyor. Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırıyor. Raif Efendi bu portrenin, Andrea Del Sarto tarafından yapılmış "Madonna delle Arpie" isimli portredeki Madonna'ya benzediğini düşünüyor. Tabloya o kadar hayran oluyor ki fırsat buldukça tabloyu görmeye gidiyor, ama başka gözlerin onu takip ettiğini fark etmiyor. Artık, ritüel halini alan bu tabloyu seyretme seanslarından birinde bir kadın onun yanına geliyor. Bu kadın, tablonun sahibi olan sanatçı Maria Puder'dir. Sabahattin Ali "Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?" sözleriyle romanın ana fikrini veriyor.

Bültenin Devamını Oku

İlgili Görseller

Seçilenleri Bilgisayara İndir Seçilenleri Sepete Ekle