Engin Aksoy

Engin Aksoy

CEO, Vodafone Türkiye

  • Yazılarım
  • Videolarım
  • Röportajlarım
  • Hakkımda

4 dakika

8 Mayıs 2026

Hatasız Kul Olmaz

Yazılarım

"Geçmişteki hatalarınız nelerdir?" sorusu, neredeyse tüm röportajlarda okuduğumuz bir sorudur. Cevaplar ise genellikle, "çok çalışıp kendime vakit ayırmamam", "ayrıntılara olan ilgim" gibi aslında hata tanımına girmesi tartışmalı cevaplar olur. Halbuki, hatasız kul olmadığı gibi, hatasız patron, lider, yönetici de hiç olmaz.  Başarıları paylaşmak kolay ama hataları paylaşmak zordur.  Ben kendi adıma paylaşmaya çalıştım.

Bir röportajda “ Geçmişte yaptığınız hatalar nedir?” sorusuna verilen cevap beni bu paylaşıma teşvik etti. Bu soruya genellikle; “çok titiz olmam”, “çok fazla çalışıp kendime az zaman ayırmam", “ayrıntılara çok girmem” gibi aslında hata olarak değerlendirilmeyecek klişe cevaplar veriliyor. Halbuki hepimiz, kendi hatalarımızdan, çoğunlukla da başkalarının yaptığı hatalardan öğreniyoruz.

Ben en azından kendi adıma kariyerimde yaptığım hataların bazılarını paylaşmak istedim. Belki, birilerine faydası olur.

İlki kendini pozisyona adapte edebilmekle ilgili. 2006-08 yılları arasında Nike Genel Merkezi'nde bir iş kolunda EMEA bölgesinden sorumluydum. Ülke operasyonundan pozisyona geçmiş biri olarak, operasyonun detaylarına girmek, sorumlu olduğum ülkelerle ilgili karar almak veya insanları kararlara ikna etmeye çalışmakta ısrarcıydım. Aslında benden beklenen, iş koluyla ilgili stratejiyi oluşturarak bu stratejinin benimsenmesi için insanları etkilemekti. Etkilemenin de önemli bir parçası sık yapılan toplantılardaki sunumlar. Ben bu sunumları daha çok OKR'lerle bir performans yönetimine dönüştürdükçe (bir zamanlar Powerpoint'e olan düşmanlığım :)) ve “etkileme” işini önemsemedikçe aslında ülke yöneticilerinin kendi stratejilerini uygulayarak hedeflere ulaşmaya çalıştıklarını gözden kaçırdım. Aynı şekilde HQ’da beraber çalıştığım insanları da (ürün geliştiriciler, pazarlamacılar, finansçılar) ortak bir hayalle etkilemem gerekiyordu. Aslında bunu kolayca yapabilirdim ama “sunum”ların ve ortak bir hayal yaratmanın etkisini küçümsediğim için büyük bir etki yaratma fırsatını uzun süre kaçırdım. Daha sonraki görevlerimde bu tecrübe hep aklımda oldu. Rolün sorumlulukları ve yaratması gereken etki sizin güçlü kaslarınızla örtüşmüyorsa, mutlaka adapte olup gerekli kasları ortaya koymalısınız. Bulunduğunuz her pozisyonda ısrarla aynı kasları kulanamazsınız. Bir finansçı, genel müdür olduğunda da CFO gibi davranamaz. Bir satışcı, başka bir role geçtiğinde hala sadece satış kasları ile ilerleyemez.

İkincisi, iş dünyasındaki terminoloji ile “networking”. Bu çok yakın zamana kadar yine etkisini küçümsediğim bir konu(ydu). Networking konusuna profesyonel zamanlarınının bir bölümünü ayıran insanların genelde işlerine katkı sağlamaktan ziyade kendilerine fayda sağlamayı amaçladıklarını düşünüyor(d)um (bir kısmı da böyle!). Networking'in bir platformu da STK'lar. Genelde ulvi bir amaçla kurulan STK'larda amaca yönelik ve çalıştığı kurumu temsilen faaliyet gösterenler olduğu gibi, şirket olanakları ile profesyonel zamanını ayırarak kişisel fayda peşinde olanlar da var. Benim hatam, hep olumsuz örneklere bakarak çalıştığım kurumlara ve STK'lar örneğinde kamuya fayda sağlayacak bu tür aktivitelere zaman ayırmamak oldu. Halbuki, yetkinliklerini ve elindeki imkanları gerçek fayda için kullanan çok sayıda güzel örnek de var. Neyse ki, bu hatamdan bir ölçüde döndüm. Yine de gidecek yolum var. “Kötü örnek, emsal teşkil etmez.” İyi örneklere bakarak, çıtayı yukarı taşımak ve elimizdeki imkanları toplum ve kurumlarımız için kullanmak önemli.

Üçüncüsü, kendini ve yaptığın işi iyi anlatmak. Bu konuyu hep bir kişisel PR aktivitesi olarak gördüm. Yapılan işin görüldüğünü ve gerekli değerlendirmelerin en objektif şekilde yapıldıklarını düşündüm. Büyük ölçüde doğru olmakla beraber, yüzde yüz doğru olduğunu söyleyemeyiz. Paydaşların büyük çoğunluğu doğru takdiri yapıyor ama hala veri yerine, algıyla karar veren yöneticiler ve şirketler olduğunu da unutmayın. Kurumunuz içerisinde veya paydaşlarınızla yaptığınız iletişim; yaptığınız işin destek görmesi (kaynak ayrılması vs.) için, önceliklerde hak ettiği sırayı alabilmesi için, ekiplerinizin taltif edilmesi için gerekli. Kaynak almak, ürün satmak vs. için insanlara kendinizi çok iyi ifade etmelisiniz. Bu konuyu, kişisel PR ile karıştırmadan önemsemek ve kendimizi bu alanda geliştirmek sadece kendimiz için değil yaptığımız iş için de önemli.

Dördüncüsü, aslında genele göre çok iyi olduğumu düşündüğüm bir alan ama hala gelişim fırsatı var :). Herhangi bir konuda almanız gereken karar konusunda hisleriniz çok kuvvetliyse ve bu hisler somut gerçeklerle de çok büyük ölçüde destekleniyorsa (veriyle yüzde yüz ispatın mümkün olmadığı durumlar olabiliyor.) kararı gecikmeden almak gerekiyor. Bu durumlarda kararı almamak, aslında aynı kararı gecikme ile almanızla veya göz göre göre yanlışta ısrarla sonuçlanıyor. Her iki durumda da kimseye fayda sağlamayan bir sonuç ortaya çıkıyor. Karar için zemin oluştuysa kararı ertelemeyin. Ertelenen kararların sonunda hiçbir zaman “iyi ki bu kararı ertelemişim” demedim. Tam tersine “niye erteledim” diye kendime sordum.

Son olarak, iş hayatında her zaman çok sayıda paydaşı dinlemeyi kendime düstur edindim. Ancak, bazı durumlarda insan ister istemez,bazı kişiler hakkında zaman içersinde oluşmuş yargılara sahip oluyor. Bu yargılar zaman zaman o kişilerin yaptığı haklı yorumları dinleseniz de duymamanıza sebep oluyor. Benim de bu hatayı yaparak haklı yorumları, uyarıları kaçırdığım zamanlar oldu. Karşınızdakini dinlerken “kimin konuştuğunu” değil,“ne söylediğini" dinlemek ve gerçekten duymak herhalde hayatta en önemli yetkinlik. Bu alanda yüzde yüz başarı zor ama yüzde yüze yaklaşmak için çaba göstermek mümkün. Ben yüzde seksenlere gelmişimdir herhalde :).

Hataları paylaşım, başarıları paylaşım kadar kolay değil. Özellikle LinkedIn’de :). Siz de ders alınacak hatalarınızı paylaşmak isterseniz, belki özellikle de genç arkadaşlarımıza gelecekleri için fayda sağlarız.

PAYLAŞ
Engin Aksoy

Engin Aksoy

CEO, Vodafone Türkiye

Linkedin

Medya Merkezi'ne dön

© 2026 Engin Aksoy. Tüm hakları saklıdır.